Konjenital Adrenal Hiperplazi
- Prof. Dr. Ali Gedikbaşı
- Gösterim: 41
Konjenital adrenal hiperplazi (KAH), böbreküstü bezlerinde kortizol üretimini sağlayan enzimlerden birinin doğuştan eksik olmasıyla ortaya çıkan kalıtsal bir hastalıktır. Ailede KAH öyküsü varsa ya da ebeveynlerin taşıyıcı olduğu biliniyorsa prenatal dönemde genetik değerlendirme ve erken planlama mümkündür.
Konjenital Adrenal Hiperplazi Nedir?
Konjenital adrenal hiperplazi, her iki böbreğin üzerinde yer alan adrenal bezlerde hormon üretimini yöneten enzim yollarından birindeki kalıtsal bozukluk nedeniyle gelişir. Vakaların büyük çoğunluğunda sorun, 21-hidroksilaz enziminin görevini yapamamasından kaynaklanır. Bu enzimi kodlayan CYP21A2 genindeki hastalık yapıcı değişiklikler enzim aktivitesini azaltır ya da tamamen ortadan kaldırır.
Adrenal Bezler Hangi Hormonları Üretir?
Adrenal bezler üç temel hormon grubunu üretir:
- Kortizol: Stres yanıtı, kan şekeri dengesi ve metabolik süreçlerde rol oynar.
- Aldosteron: Vücudun tuz, potasyum ve sıvı dengesini düzenler.
- Adrenal androjenler: Cinsel gelişim üzerinde etkili hormonlardır.
Enzim eksikliği kortizol üretimini azaltırken beyin, bu düşüklüğe yanıt olarak adrenal bezleri daha fazla çalışmaya zorlar. Bu süreçte androjen üretimi artarken tuz kaybettiren formlarda aldosteron düzeyi de yetersiz kalabilir.
Hastalığın Formları Nasıl Ayrılır?
21-hidroksilaz eksikliğine bağlı konjenital adrenal hiperplazi iki ana başlık altında değerlendirilir:
Klasik Form
Enzim aktivitesinin ciddi ölçüde azaldığı gruptur. Prenatal dönemde ve yenidoğan döneminde en önemli klinik sonuçları bu form yaratır. Kendi içinde iki alt tipe ayrılır:
- Tuz kaybettiren form: Hem kortizol hem aldosteron üretimi bozulur. Tanınmayan bebeklerde yaşamı tehdit eden adrenal kriz gelişebilir.
- Basit virilizan form: Kortizol üretimi bozukken aldosteron düzeyi yaşamı tehdit edecek ölçüde düşmez; ancak aşırı androjen etkisi belirgindir.
Non-Klasik Form
Enzim aktivitesi kısmen korunmuştur. Klinik bulgular daha hafif seyreder ve genellikle çocukluk ya da erişkinlik döneminde fark edilir. Prenatal tanı öncelikli olarak klasik form için planlanır.
Hastalık Nasıl Kalıtılır?
Konjenital adrenal hiperplazi otozomal resesif bir kalıtım biçimiyle aktarılır. Bebeğin hastalıktan etkilenmesi için CYP21A2 genindeki hastalık yapıcı değişikliği hem anneden hem babadan alması gerekir. Her iki ebeveyn de taşıyıcıysa her gebelik için olasılıklar şu şekilde öngörülür:
- %25 olasılıkla etkilenmiş çocuk
- %50 olasılıkla taşıyıcı çocuk
- %25 olasılıkla değişiklik taşımayan çocuk
Bu olasılıklar her yeni gebelikte bağımsız olarak yeniden geçerlidir. Önceki çocukların sağlıklı ya da hasta olması sonraki gebeliğin genetik riskini değiştirmez.
Konjenital Adrenal Hiperplazi Fetüsü Nasıl Etkiler?
Kız Fetüslerde Neler Görülebilir?
46,XX kromozom yapısına sahip kız fetüslerde yüksek androjen düzeyleri dış genital organların gelişimini etkileyebilir. İç genital organlar kadın yönünde gelişirken dış genital görünüm beklenenden farklı olabilir; bu duruma virilizasyon adı verilir. Virilizasyonun derecesi, hastalığın ağırlığına göre değişkenlik gösterir.
Erkek Fetüslerde Durum Farklı mıdır?
46,XY erkek fetüslerde dış genital organların görünümü hastalığı doğumda fark ettirmeyebilir. Bu nedenle özellikle tuz kaybettiren klasik formda hastalık, doğumdan sonraki ilk günlerde adrenal kriz tablosu ortaya çıkana kadar atlanabilir. Prenatal tanının değeri erkek fetüsler için de tam olarak bu noktada ortaya çıkar.
Prenatal Değerlendirme Kimlerde Önerilir?
Hangi Gebelikler Öncelikli Değerlendirilmeli?
Risk değerlendirmesi en verimli biçimde gebelik öncesinde ya da gebeliğin çok erken haftalarında yapılabilir. Etkilenmiş çocuğun ve ebeveynlerin genetik sonuçları önceden biliniyorsa prenatal tanı daha hızlı ve hedefli planlanır. Bu nedenle KAH tanılı bir çocuğu olan çiftlere bir sonraki gebelikten önce genetik danışmanlık önerilir.
Prenatal Tanı Hangi Yöntemlerle Yapılır?
Koryon Villus Biyopsisi (CVS) ile Tanı Mümkün mü?
Koryon villus biyopsisi (CVS), gebeliğin erken haftalarında plasentadan küçük bir doku örneği alınarak fetal genetik yapının incelenmesini sağlar. Ailede bilinen CYP21A2 gen değişiklikleri varsa bu örnekte hedefe yönelik moleküler genetik analiz yapılabilir. CVS'nin en önemli avantajı, tanısal değerlendirmenin gebeliğin görece erken döneminde tamamlanmasına olanak tanımasıdır. Ayrıntılı bilgi için koryon villus biyopsisi sayfasını inceleyebilirsiniz.
Amniyosentez ile KAH Tanısı Konulabilir mi?
Amniyosentez ile elde edilen fetal hücrelerde de aynı genetik inceleme yapılabilir. Hangi yöntemin kullanılacağı gebelik haftasına, ailedeki bilinen genetik değişikliklere ve klinik koşullara göre belirlenir. Her iki yöntem de tarama testi değildir; doğru genetik analiz planıyla birlikte uygulandığında tanı koydurucu niteliktedir. Amniyosentez hakkında daha fazla bilgi bu sayfada yer almaktadır.
Ultrason veya NIPT ile Tanı Konulabilir mi?
Ultrason, konjenital adrenal hiperplazi için birincil tanı yöntemi değildir. Normal bir ultrason muayenesi fetüste hastalık olmadığını göstermez. Ultrason; gebelik takibi, genel fetal anatomi değerlendirmesi ve dış genital görünümün incelenmesi açısından önemlidir; ancak tek başına KAH tanısı koydurmaz.
Standart NIPT (non-invazif prenatal test) ise temel olarak belirli kromozom sayı anomalilerini taramak için geliştirilmiştir. Klasik 21-hidroksilaz eksikliğine bağlı konjenital adrenal hiperplazi için tanısal değeri yoktur. Ailede KAH öyküsü varsa hastalığa yönelik genetik danışmanlık ve uygun prenatal tanı yöntemi ayrıca planlanmalıdır.
Prenatal Tedavi Mümkün mü?
Deksametazon Tedavisi Ne Amaçla Kullanılır?
Konjenital adrenal hiperplazide prenatal tedavi yaklaşımı uzun yıllardır araştırılan bir konudur. Özellikle hastalıktan etkilenen 46,XX fetüslerde androjen fazlalığına bağlı dış genital virilizasyonu azaltmak amacıyla anneye gebeliğin çok erken döneminden itibaren deksametazon verilmesi gündeme gelebilir. Deksametazon plasentadan geçerek fetal adrenal bezlerde androjen üretimini baskılamayı hedefler.
Bu Tedavi Her Riskli Gebeye Uygulanır mı?
Hayır. Prenatal deksametazon tedavisi rutin bir uygulama değildir ve her riskli gebeye önerilmez. Tedavinin başlatılabilmesi için fetüsün cinsiyeti ve hastalıktan etkilenip etkilenmediği kesinleşmeden, gebeliğin çok erken haftalarında karar verilmesi gerekmektedir. Bu da tedaviye maruz kalacak fetüslerin önemli bir bölümünün gerçekte tedaviden yarar görmeyeceği anlamına gelir.
Uzun dönem güvenlilik verileri, özellikle anne ve fetüs açısından, hâlâ araştırılmaktadır. Bu nedenle tedavi düşünülüyorsa aileye olası yararlar, anne yan etkileri, fetal etkiler ve mevcut bilimsel belirsizlikler ayrıntılı olarak aktarılmalıdır.
Prenatal Tanı Doğum Planlamasını Nasıl Etkiler?
Tanının Bilinmesi Ne Sağlar?
Fetüsün konjenital adrenal hiperplaziden etkilendiğinin önceden bilinmesi birçok açıdan fark yaratır:
- Aile gebelik sürecinde hastalık hakkında bilgilendirilebilir ve psikolojik olarak hazırlanabilir.
- Doğum, yenidoğan ve çocuk endokrinolojisi desteğine ulaşılabilecek bir merkezde planlanabilir.
- Yenidoğan ve endokrinoloji ekipleri doğum öncesinde hazır olabilir.
- Doğumdan hemen sonra gerekli laboratuvar incelemeleri gecikmeden yapılabilir.
- Özellikle tuz kaybettiren formda adrenal kriz gelişmeden tedaviye başlanabilir.
Doğum Şekli Nasıl Belirlenir?
Konjenital adrenal hiperplazi tek başına sezaryeni zorunlu kılmaz. Doğum şekli obstetrik koşullara ve gebeliğin genel seyrine göre belirlenir. Asıl önemli olan, bebeğin hastalığının önceden bilinmesi ve doğum sonrası değerlendirme ile tedavinin gecikmeden başlatılmasıdır.
Doğumdan Sonra Bebekte Neler Yapılır?
Yenidoğan Döneminde Hangi İncelemeler Gerekir?
Prenatal tanısı olan ya da konjenital adrenal hiperplazi şüphesi taşıyan bebek doğduktan sonra çocuk endokrinolojisi ve yenidoğan ekipleri tarafından değerlendirilir. Hastalığın tipine göre şu parametreler incelenir:
- 17-hidroksiprogesteron düzeyi
- Kortizol
- Elektrolitler (sodyum, potasyum)
- Kan şekeri
- Renin ve aldosteron düzeyleri
Genetik tanı prenatal dönemde tamamlanmamışsa doğum sonrasında moleküler genetik inceleme de yapılabilir.
Tuz Kaybettiren Form Neden Acil Bir Durum Olabilir?
Tuz kaybettiren klasik formda aldosteron üretimi yetersizdir. Bebek doğumdan sonraki ilk günlerde başlangıçta sağlıklı görünebilir; ancak günler içinde ciddi tuz ve sıvı kaybı gelişebilir. Zamanında tanınmayan bebeklerde sodyum düşüklüğü, potasyum yüksekliği, kilo alamama, kusma, düşük tansiyon ve dolaşım bozukluğu ile seyreden adrenal kriz tablosu ortaya çıkabilir. Riskli bebeğin önceden bilinmesi, klinik bulguların gelişmesini beklemeden tedavinin başlatılmasını sağlayabilir.
Uzun Dönem Takip Nasıl Yürütülür?
Konjenital adrenal hiperplazi tedavisi eksik olan hormonların yerine konulmasına dayanır. Kortizol eksikliği için glukokortikoid, tuz kaybettiren formlarda aldosteron eksikliği için mineralokortikoid tedavisi ve gerektiğinde tuz desteği uygulanır. Tedavi çocuk endokrinolojisi tarafından düzenlenir; büyüme, gelişme, hormon düzeyleri ve elektrolit dengesi uzun dönem izlenir.
Sonraki Gebeliklerde Risk Devam Eder mi?
Otozomal resesif kalıtım biçimi nedeniyle anne ve babanın taşıyıcı olduğu çiftlerde her yeni gebelikte %25 hastalıklı çocuk olasılığı yeniden söz konusudur. Bu nedenle konjenital adrenal hiperplazi tanılı bir çocuğun doğmasının ardından yalnızca çocuğun tedavisi değil, ebeveynlerin genetik değerlendirmesi ve gelecekteki gebelikler için danışmanlık da planlanmalıdır. Ailede hastalığa neden olan genetik değişikliklerin önceden saptanmış olması, sonraki gebeliklerde prenatal tanının çok daha erken ve hedefli biçimde planlanmasını mümkün kılar.
Genetik hastalıklar ve prenatal tanı seçenekleri hakkında genel bir değerlendirme için fetüste genetik hastalıklar ve prenatal tanı sayfasını inceleyebilirsiniz.
- Konjenital adrenal hiperplazi (KAH)
- Böbreküstü bezlerinde hormon üretim enzimlerinden birinin doğuştan eksik olmasıyla ortaya çıkan kalıtsal hastalık grubu.
- 21-hidroksilaz
- Kortizol ve aldosteron sentez yolunda görev yapan, KAH vakalarının büyük çoğunluğunda eksik olan enzim.
- CYP21A2
- 21-hidroksilaz enzimini kodlayan gen; bu gendeki hastalık yapıcı değişiklikler konjenital adrenal hiperplaziye neden olur.
- Otozomal resesif kalıtım
- Hastalığın ortaya çıkması için hastalıkla ilişkili genetik değişikliğin hem anneden hem babadan alınmasını gerektiren kalıtım biçimi.
- Virilizasyon
- 46,XX fetüslerde ya da kız bebeklerde androjen fazlalığına bağlı olarak dış genital organların erkek yönünde gelişmesi durumu.
- Adrenal kriz
- Yetersiz kortizol ve aldosteron düzeyleri nedeniyle gelişen, ciddi tuz kaybı, düşük tansiyon ve dolaşım bozukluğuyla seyreden acil tıbbi durum.
- Koryon villus biyopsisi (CVS)
- Gebeliğin 11-14. haftalarında plasentadan doku örneği alınarak fetal genetik yapının incelenmesini sağlayan prenatal tanı yöntemi.
- Deksametazon
- Prenatal KAH yönetiminde, fetal adrenal bezdeki androjen üretimini baskılamak amacıyla araştırılan bir kortikosteroid ilacı.
- NIPT
- Non-invazif prenatal test; anneden alınan kan örneğinde serbest fetal DNA incelenerek belirli kromozom anomalilerinin tarandığı test. Klasik KAH için tanısal değeri yoktur.


