FETAL ŞANT GİRİŞİMLERİ

Girişimsel İşlemler

Neden Fetüse Şant Uygulanır?

Fetüsün boşluklarında (mesane ve göğüs) çeşitli patolojilere bağlı anormal sıvı birikmesi durumunda, bu biriken fazla sıvıyı amniyos boşluğuna aktarmak için anne karnındaki fetüse kateter/şant uygulanmasıdır. Bu amaçla 2 uygulama vardır:

  • Veziko-amniyotik (mesane ile amniyos boşluğu arası) şant:
    Mesane çıkış darlığı gibi idrar yolları tıkanıklığı durumlarında uygulanır. Posterior üretral valv (PUV) durumunda fetüs üretrasında (idrar yollarının alt ucunda) bir darlık veya tıkanıklık vardır ve idrar mesanede birikerek bir yandan amniyotik sıvı miktarı azalırken (oligohidramniyos) diğer yandan da meydana gelen basınçla böbrekler zarar görür. Müdahale edilmezse böbrekler hasar görüp işlevlerini tamamen kaybedebilir. Sonraki aşamalarda da akciğer gelişimi azalır / durur (pulmoner hipoplazi) ve yüz ile ekstremitelerde azalan amniyos mayisi ve basınca bağlı deformiteler gelişir (Potter sekansı). Veziko-amniyotik şant ile patolojik bölge atlanarak alternatif bir yol oluşturulur ve idrarın amniyotik boşluğa akarak sıvı seviyeleri korunmaya çalışılır.
  • Torako-amniyotik (göğüs boşluğu ile amnios boşluğu arası) şant:
    Fetüs göğüs boşluğunda oluşan patolojik / anormal sıvılar plevrada sıvı toplanmasına neden olabilir. Buna bağlı olarak göğüs boşluğu içinde akciğerlerin uygun gelişimi azalır / durur (pulmoner hipoplazi) ve doğum ile birlikte yenidoğanda ciddi solunum sorunları gelişir. Akciğerlerde bu sıvı birikimini amniyotik boşluğa aktarmak üzere tek veya çift taraflı şant uygulamaları gerekebilir.
FETAL ŞANT ÇEŞİTLERİ

Fetüse Şant Uygulaması Nasıl Yapılır?

İdeal olarak girişim fetal akciğerler ve böbrekler gelişmeden önce yapılmalıdır. Örneğin veziko-amniyotik şant uygulamasından önce detaylı ultrason yapılır, ayrıca kromozom anomalisi için örnekleme yapılırken, fetüslerin mesanelerinden 2-3 gün ara ile idrar örneği alınıp incelenir; bunun sonucunda fetal böbrek fonksiyonları hala kısmen korunmuşsa işlemin uygulama aşamasına geçilir.

Gebeye antibiyotik ve lokal anestezi uygulandıktan sonra ultrason eşliğinde 3 mm çapında bir trokar iğnesi ile bir metal kanül (tüp) gebe karnından önce uterusa sonra da fetal mesaneye yerleştirilir. Trokar çıkarıldıktan sonra kanülün içine bir drenaj kateteri yerleştirilerek kateterin bir ucu fetal mesanede diğer ucu da amniyotik boşlukta olacak şekilde uygulanır. Drenaj kateterinin yeri ve işlevi ultrason ile teyit edilir. Bu kateter doğuma kadar orada durmalı ve idrar akışının devamını sağlamalıdır. Bu girişim sırasında ayrıca amniyotik keseye sıvı eklenerek amniyo-infüzyon işlemi da gerekebilir.

Fetüse Şant Uygulaması Sonrası Neler Olabilir?

Bu işlemin gebe ve fetüse ayrı ayrı riskleri vardır. Uygulama sonrasında gebede kanama, enfeksiyon (peritonit, koriyoamniyonit), kanama veya erken doğum gibi riskler görülebilir.  

Şant fetüsün mesanesine başarıyla yerleştirilemeyebilir veya yerleştirilse bile fetüs hareketleriyle yerinden çıkabilir veya o ana kadar meydana gelen böbrek hasarı düzelmeyebilir. Bunun yanısıra fetüs işleme veya altta yattan patolojiye bağlı olarak rahim içinde ölebilir, erken ve düşük ağırlıkta doğabilir, doğumdan sonra da solunum veya böbrek sorunları görülebilir.

Bebeğin bu işlemden yararlanma oranı %25 oranındadır; yani işlem başarılı bir şekilde uygulansa dahi, mükemmel bir yöntem değildir. Yani başarılı bir işlem sonrasında dahi bebek doğduktan sonra hala böbrek yetmezliğine girme olasılığı vardır.

Buna karşın torako-amniyotik şant uygulamaları daha yüksek başarı ile uygulanmakta ve daha yüz güldürücüdür.

RFA Elektrodu

GİRİŞİMLER

Prof. Dr. Ali Gedikbaşı
İletişim Bilgileri

+90 532 213 5140 - İletişim

Fulya Terrace Center 1
Kat 8 Daire 31,
Hakkı Yeten Caddesi No 11,
Fulya-Şişli, İstanbul

KVKK

Please publish modules in offcanvas position.